Eğitim Sistemimiz de Nietzsche Kadar Ahlaksız mı?

Aşağı indir

Bu yazımda hem yaşadığım bir durumu sizlere aktaracağım, hem de eğitim sistemimizdeki bazı eksikliklerden bahsedeceğim. Beşiktaş Anadolu’da okuyorsanız az çok haberiniz vardır, sene başından beri tartışılan dergi konusundan. Ben de Dalgaların Sesi‘nde yayınlanmak üzere felsefe ile ilgili bir yazı hazırladım ve daha hazırlık aşamasındayken yazımı hazırlayıp teslim ettim. İstedikleri görselleri en güzel şekilde hazırlayıp sayfa tasarımı ile ilgili önerimi bile sundum ancak, (benim mükemmeliyetçiliğimden de kaynaklanıyor olabilir) beklediğimden çok daha kalitesiz bir yazı ile karşılaştım.

Öncelikle hiçbir zaman yüzü gülmemiş, suratının yarısı gülmediği belli olmasın diye bıyıktan oluşan adamın sayfasını rengârenk yapıp adamı şekilden şekle sokmuşlar. 4 farklı renk şemasıyla aynı fotoğrafı filtrelemişler. Amacı dalga geçmek olan yazımın dalga geçtiğim tüm bölümleri kesilmiş, bundan bahsetmiyorum bile. Tamam, devlet kurumuyuz, oraya buraya hesap vermemiz gerekiyor; ancak yazımda benden izinsiz değişiklik yapmanız, ve bunu bana derginin basıldığı gün söylemeniz, bana hakarettir! Bu konuda dergiyi kontrol eden, ve bana yaptığım hataları bildirmekten aciz tüm öğretmenlerimi kınıyorum ki yazıyı teslim etmeden önce annem ve babam hariç 2si felsefe hocası, 4 tane hocaya kontrol ettirdim ve olumsuz yorum almadım. Aldığım eleştiriler doğrultusunda yazımı düzenledim. Aşağıda asıl yazıyı, eklenilen ve çıkarılan  bölümleri üzerine işaretlenmiş olarak bulabilirsiniz. Ahlaksız eleştirilerimi burada sonlandırarak sizleri yazıyla baş başa bırakıyorum..

Sen Neymişsin Be Nietzsche!

Nietzsche’nin adını duymuşsunuzdur, ancak fikirleri hakkındaki bilgilerinizin felsefe dersinden ileriye geçemediğini düşünüyorum. Aslında Nietzsche, başta ahlak felsefesi olmak üzere birçok konu hakkında yazmıştır. Nietzsche’yi iyi anlamak istiyorsak üzerinde durduğu konuları incelememiz gerek.

“Egoizm asil bir ruhun temelidir.” diyen Nietzsche, bireysel anarşizmin babasıdır.  Kendisi toplumsal ahlakı reddeder hatta Nietzsche’nin ahlak felsefesine göre dinler ahlaksızdır ancak peygamberler hakkındaki görüşü onların birer filozof olduğu ve dönemlerinde fazla abartıldığıdır. 

Nietzsche için Umut kavramı da en az acı kadar önemlidir, Nietzsche için umut; bütün kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır. Nietzsche’nin hayatı bir şeyleri ummakla geçti. Daha çok kadınlar… Hayatı boyunca birileri tarafından sevilmemiş bir insan düşünün. Birçok kadına âşık olmuş, ama hiçbirinden karşılık bulamamış… Fotoğraflardan da görebileceğimiz üzere  kendisi  pek de yakışıklı değildir. Aşklarından en ilginci de arkadaşı Richard Wagner’ın nişanlısı Cosima Wagner’dır. Nietzsche uzun zamanlar Cosima’ya mektuplar yazdı, ancak kendisini kocasına adamış olan Cosima Wagner hiçbir zaman Nietzsche’ye karşı bir şey hissetmedi.

Sadece Cosima değil, Nietzsche birçok kadına âşık oldu, neredeyse kendisiyle iletişim kuran her kadın hakkında bir fikir üretiyordu kafasında. Kendisine yaklaşan kadınlar da her seferinde “Ben senin felsefeni seviyorum.” kafasında olduğundan dolayı Nietzsche çok acı çekti. Wagnerların da desteğiyle öneri almak için psikoloğa gitti.

Psikoloğu düşünürümüze  geneleve gitmesini   kadınlarla daha çok vakit geçirmesini  önerdi. O zamanlar zengin bir adam değildi ama eline geçen her parayı kadınlarla yiyordu.  Arkadaşlarının bu konuyla dalga geçmeleri üzerine, oraya gidip piyano çaldığı yalanını söylüyordu. O kadar kitap yaz, felsefe yap, hayal kur, ama iki yakayı bir araya getirip inandırıcı bir yalan söyleyeme.  Bu işin sonunda ne oldu dersiniz? Nietzsche frengi hastalığına yakalandı.

Nietzsche’nin delirmesi filmlere konu olmuş bir olaydır. Bir gün yolda yürürken atları kırbaçlayan bir at arabası sürücüsü görür, adamın elindeki kırbacı alır ve atın bacaklarına kapanır. Reenkarnasyona inanan Nietzsche atın eski bir arkadaşı olduğunu düşünüyordu. Sütçü beygiri ne anlar filozoftan, yapıştırmış tekmeyi. Bu olay üzerine arkadaşları tarafından eski saygınlığına kavuşamayan Nietzsche hastanede çok zor zamanlar geçirdi ve frengi hastalığı da bu arada epey ilerledi. Yakalandığı zatürre hastalığı sonucu da 25 Ağustos 1900 günü öldü.

Ancak ölümü Nietzsche’nin yaratacağı kargaşanın başlangıcıdır aslında. Nazi destekçisi kız kardeşi ve eniştesi ölümünün ardından bazı yazılarını değiştirip Hitler’e sunar. Hitler de bakıyor, yazılarda üst insandan bahsediliyor. “Üstün ırk” düşüncesini oluşturuyor ve kendinden olmayan herkese nefretle bakıyor. Yazıların aslına bakarsak Nietzsche üst insan derken “Ecce Homo” adını verdiği ahlaklı, erdemli insanı kast ediyor. 12 yıllık bitkisel hayata girdiği için bitiremediği Ecce Homo kitabındaki şiiri ile yazımı burada bitiriyorum.

Ja, ich weiß, woher ich stamme,
Ungesättigt gleich der Flamme
Glühe und verzehr’ ich mich.
Licht wird alles was ich fasse,
Kohle alles, was ich lasse,
Flamme bin ich sicherlich.

Evet, biliyorum nereden geldiğimi
Daim aç bir alev gibi
Yakıp tüketirim kendimi
Işığa döner anladığım her şey
Geride bıraktığım ne varsa kül
Ateş benmişim demek ki

AHLAKMETRE

Bu yazı ne kadar ahlaksız oylayın!

[Toplam:3    Ortalama:3.7/5]